İş hayatında zaman zaman çalışanların ya da iş verenlerin zor durumda kalmasını sağlayacak koşullar oluşabilir. Bu gibi durumlarda kişilerin haklarını koruyabilmek için iş hukuku devreye girer. İş hukuku çalışma alanlarında düzeni sağlayan kanunların tamamına verilen addır. Hem işçilerin iş sahipleriyle hem de iş yerlerinin devletle olan ilişkilerini sisteme uygun hale getirmeyi hedefler. Bu düzenlemeleri sağlayan iş kanununa aynı zamanda 1474 sayılı kanun denir. İş hukuku kapsamında yapılacak görüşmeler de iş mahkemelerinde gerçekleştirilir.
İş Hukukunun Kapsamı
İş hukuku iş yerlerinde ve iş ilişkilerinde uygulanması gereken kanunlarının tamamıdır. Bu kanunlar aynı zamanda işçilerin bağlı olduğu topluluklardaki düzenlemeleri de gerçekleştirir. O topluluklar şunlardır:
- Sosyal Sigortalar Kurumu
- İşçi ve İş Bulma Kurumu
- İşçi Sendikaları
- İşçi Odaları
- Çalışma Bakanlığı
- Vakıflar ve dernekler
İş hukuku kapsamında alınan hizmetler, iş ilişkilerini ve iş yerlerindeki çalışma şekillerini düzenlemenin yanı sıra bu topluluklarla olan ilişkilerin düzenlenmesini de sağlar.
İş hayatında çalışanlar iki farklı gruba ayrılır. Bu gruplar bağımlı çalışanlar ve bağımsız çalışanlardır. Bağımlı çalışanlar arasında işçiler ve devlet memurları yer alır. İş hukukunda yer alan kanunlar bu bağımlı çalışanlar grubundaki devlet memurlarını kapsamaz. Devlet memurları ile ilgilenen hukuk dalına idare hukuku adı verilir. Bunlara bağlı olarak iş hukukunun kapsamı da ikiye ayrılır:
Bireysel İş Hukuku
İşçi sayısı göz önünde bulunduğunda küçük işletme sayılabilecek kurumlardaki düzeni sağlayan iş hukuku dalıdır. Bu işletmelerde oluşan anlaşmazlıkları çözen, sözleşmelerde yapılacak ihlallerin önüne geçen, kişilerin davranışlarını kontrol eden, sosyal hakları sağlayan, işten ayrılmaları gerçekleştiren, ikramiye, komisyon ve tazminat gibi finansal konuları düzenleyen kanunları içerir.
Toplu İş Hukuku
İşçi sayısı olarak büyük işletme sayılabilecek kurumlardaki kişileri temsil etmeyi amaçlayan sendikalarda uygulanan kanunları kapsar. Sendikaların kurulmasını, sendika üyeliği sözleşmelerini, sendikadan ayrılma işlemlerini ve sendika tarafından sağlanacak olan hakları düzenleyen iş hukuku dalıdır.
İş Hukukuna Hakim Olan Esaslar
İş hukukuna hakim olan ve bu alandaki işleyişin sisteme daha uygun olmasını sağlayan iki temel ilke bulunmaktadır. Bu ilkelerden biri işçilerin korunma ilkesi, diğeri ise işçi yararına yorum ilkesidir. Bu iki ilke aynı zamanda iş hukukuna hakim olan esasları da oluşturur.
İşçilerin korunması ilkesi, sosyal hakları herhangi bir kurumda çalışmakta olan işçilere tanımayı ve toplumda adaleti sağlamayı hedefler. Bu ilke kapsamında yer alan kurallar mutlak ve nispi olarak ikiye ayrılır. Mutlak emredici kurallar asla değiştirilemeyecek olan kurallardır ancak nispi emredici kurallar “işçi yarına olmak şartı ile” değiştirilebilir. Bu da aynı zamanda işçi yararına yorum ilkesinin kapsamında yer alan uygulamalardandır.
İş Hukukundan Doğan Borçlar
Aklınıza gelebilecek her iş alanında olmazsa olmaz olan şey para akışıdır. Bu nedenle iş yerlerindeki sorunların büyük kısmı da paradan kaynaklı olarak çıkar. Para söz konusu olduğunda iş hukuku dalının en çok ilgilendiği konu borçlardır. İş hukuku kanunları ile ortaya çıkan borçlar işveren borçları ve işçi borçları olarak ikiye ayrılır.
İşverenin borçları şunlardır:
- Maaş Ödeme Borcu
- İşçi İçin Malzeme ve Donanım Temin Etme Borcu
- Doğum İzni Borcu
- Eşit Davranma Borcu
- İşçiyi ve Haklarını Koruma Borcu
- Oda ve Yurt Sağlama Borcu
İşçinin borçları ise şunlardır:
- Çalışma Borcu
- Sadakat ve Gizliliği Koruma Borcu
- İşyeri Kurallarına Uyma Borcu
İş hukuku bu borçlar vesilesiyle zarar gören işletmeler, mağdur olan kişiler ve hak arayan çalışanlar için adalet sağlamayı hedefler.